• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Ayçin Şeker

Ayçin Şeker
sekeraycin@hotmail.com
HİKAYELERİMİZ VE DEYİMLERİMİZ
13/01/2013

HİKÂYELERİYLE DEYİMLERİMİZ

Günlük hayatta sıkça kullandığımız deyimlerimizin hikâyesini hiç merak ettiniz mi? İlginizi çekeceğinizi düşündüğüm birkaç hikâyeyi paylaşmak istiyorum:

İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK

Bu deyimi giyim kuşamına özen gösteren, kıyafetlerinin şıklığıyla dikkat çeken insanlar için sık sık kullanırız.

Değerli hocam Prof. Dr. İskender Pala’nın çalışmaları sonucunda ulaştığımız hikâye şu şekilde gelişir:

Bu yakıştırma, ağırlık ölçüsü olarak okkanın kullanıldığı eski devirlerden kalmadır. Bir okkanın bugünkü karşılığı 1283 gramdır. Okkanın dört yüzde birine dirhem adı verilir. Dirhem, daha ziyade hassas teraziler için kullanılan bir ölçüdür. Ancak sarraflar dirhemden daha hassas ölçümler için bir ağırlık birimi daha kullanırlar. Buna çekirdek denilir ki toplam 5 santigram karşılığıdır.

Eski devirlerin en kıymetli parası olan bir Osmanlı altını toplam iki dirhem ve bir çekirdek ağırlığa sahiptir. Bu durumda süslenmiş kimselere iki dirhem bir çekirdek yakıştırmasında bulunanlar, mecaz yoluyla onlara altın demiş olurlar ki bizce pek zarif bir nüktedir.

 

SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA

 

Barış Manço’dan şarkısını dinlediğimiz Sarı Çizmeli’nin hikâyesi şöyle:

 

Sarı çizmenin moda olduğu bir zamanda, İzmir eşrafından birisi uşağını çağırıp tembih etmiş:

- Aydın’dan Mehmet Ağa isminde birisi gelecek. Harman zamanında sarı çizme alması için on dört akçe vermiştim. Borcunun vadesi geldi, bugün defterden borcunu sildim. Şimdi faytona bin, doğru istasyona! Uzun boylu, orta yaşlı, efe bıyıklı biridir, hemen tanırsın.

Uşak istasyona varmış. Tren boşalmaya başlamış. Bir müddet tarife uygun adam aramışsa da nafile. Bari çizmesinden tanıyayım diye bu sefer ayakları tarassuta başlamış. Ne var ki sarı çizmelerden giyen giyene. Nihayet çaresizlik içinde en benzettiği kişiye seslenmiş:

- Mehmet Ağa! Bizim bey seni konakta bekliyor.

 

Tesadüf bu ya, sarı çizmeli adamın adı da Mehmet olup Aydın’da kendisini Ağa diye çağırılarmış. Beraberce konağa varmışlar. Bey bakmış ki gelen sarı çizmeli ile onun borçlusu Mehmet Ağa arasında benzerlik yok. Elindeki defterin alacak hanesine bir yandan Mehmet Ağa’nın adını yeniden yazarken diğer yandan uşağı paylamaya başlamış.

 

Nihayet uşak,

- Bey, demiş, burası koca bir şehir, sarı çizmeli de çoktu; Mehmet Ağa da. Seninkini yaz deftere bir daha!

 

Bu hikâye halk arasında yayıldıktan sonra, kim olduğu, ne olduğu belli olmayan birisinden bahsedilirken “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” deyimini kullanmaya başlamıştır.



Paylaş | | Yorum Yaz
3469 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

GİZEMLİ ŞEHİR AMASYA. - 07/12/2012

Yorumlar

     10/02/2013 23:32

Habire deyimleri kullanıyoruz ama nereden geldiklerini veya ne anlama geldiklerini aslında çokta bilmiyoruz bu yazına devam edersen çok memlun olurum ellerine sağlık.
FIRAT PERVANE

eline sağlık     22/01/2013 20:27

bu tarz hikayeler benim çok ilgimi çekiyor, eline sağlık...
SUNA YAĞCI

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam32
Toplam Ziyaret209957
Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 32° 15°
Saat
Takvim
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.49753.5116
Euro3.90723.9229