• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Ayçin Şeker
sekeraycin@hotmail.com
GİZEMLİ ŞEHİR AMASYA.
07/12/2012

 

“ Ve Amasya o şehirdir ki, orada doğmak kadar ölmek de saadettir.” 

  Altıncı şehirde doğup büyümüş fakat ömrünün son on yılını Amasya’da geçirmiş hocamız Özkan Yalçın’ın  “Yedinci Şehir” isimli eserinde yer alan bu cümleyle Gizemli Şehre giriş yapmak bir taraftan hocamızı rahmetle anıp ona olan vefa borcumuzu ödemenin, diğer taraftan şehrimizin ulviliğini anlatabilmenin kısa fakat en etkili yolu oldu benim için.

 

      Amasya deyince her Amasyalı’nın yaşadığı gururu ve mutluluğu elbette ki ben de en derin haliyle yaşıyorum; ama birçok Amasyalı’dan farklı olarak Amasyalı olmaktan üzüntü duyduğum anlar da oluyor. Evet, yanlış duymadınız. İçinizden geçirdiğiniz sözleri duyar gibiyim: “Ne kadar da nankör, insan doğduğu ve doyduğu şehir hakkında böyle mi düşünür!” Durun Allah aşkına!...Beni bir dinleyin, sonra ne düşüneceğinize karar verin.

     Üzülüyorum; Çünkü “7500 yıllık bir tarihe sahip olmakla tarihin pek çok dönemine tanıklık etmiş şehrimizi ne kadar tanıyorum?” diye kendime sorduğumda aldığım cevap beni tatmin etmiyor. Ya siz? Bu soruyu kendine

soran oldu mu hiç? Sorup da tatmin olan oldu mu?  Bir zamanlar şehzadeler yetiştiren Gizemli Şehre layık mıyız? Birçoğumuz Amasya tarihi hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz.Oysa kimler gelip geçmiş Amasya’dan. Ninelerimize, dedelerimize kadar ulaşıp onların da bize aktardığı bilgiye göre Amasya’da doksan dokuz veli ve üç peygamber yatmaktadır. Maalesef bunlardan ancak üçte ikisinin makamı bize ulaşmış. 

       Bizim bu vefasızlığımıza karşın Hüseyin Hüsamettin Efendi’nin yıllar önce büyük emek vererek hazırladığı Amasya Tarihi    adlı dev eseri tamamlandığında henüz o kapsamda bir Türk Tarihinin yazılmamış olması aslında eskiden Amasya’da tarihe olan düşkünlüğü, tarihe verilen değeri göstermesi açısından bize ibret verecek türden bir örnek.

       İçinizi daha fazla karartmadan Amasyalı olmaktan duyduğum gururu ve mutluluğu da sizinle paylaşmak istiyorum.Amasyalı olmak ayrıcalıktır. Çünkü;

  

Güzel bir yaz akşamı Ali Kaya’dan şehri temaşa eylediğinizde elinizde olmadan bir süre sonra dalıp gideceğinizi –tecrübe etmiş biri olarak- iddia ediyorum. Harşena Dağı üzerindeki Amasya Kalesi’nin size hala bir şeyler fısıldadığını duyacaksınız. Ya  II. Bayezid Külliyesi’ne ne demeli! Tüm ihtişamıyla ve güzelliğiyle canlar yakmaya devam ediyor. Bakın şair ne güzel dile getirmiş Çakallar’ın şehir için önemini:  

 

Çakal tepesinde seyrana çıktım

Bir sırrı çözmeye bin duvar yıktım.

Doyam diye baktım daha acıktım

Yeşilırmak benden sevdalısın sen.

 

        Amasya’nın adeta simgesi haline gelen Hükümet Konağı ve Saat Kulesi Ziya Paşa’nın sürgün olarak geldiği Amasya’da ödenek talebinde bulunmadan yaptırdığı, insanı hayrete düşüren bir ıslahat hareketinin örnekleri olarak tarihe meydan okuyor.

Yeşillendi Amasya’nın dağları

Top top oldu bahçeleri bağları

Hani gençlik nerde sevda bağları

Kaderi düşündüm ona yanarım.

        Bir zamanlar elma bahçelerinin süslediği Amasya’da bugün birçoğumuzun adlarını bile duymadığı elma çeşitleri vardı:Veliağa tatlısı, Ayvaniye, Sarı Sultan, Şah Elması ve nihayet bunlardan bize kalan “MİSKET”.

Bugün bırakın elma diyarı olup memleketin  hatta farklı birçok ülkenin elma ihtiyacını karşılamayı, kendi ihtiyacımız olanı üretemeyip farklı yerlerden karşılar olduk.Ne kadar acı bir durum! Oysaki kırmızı elmas ile Amasya’nın dillere destan aşkı bakın türkümüzde ne güzel dile getirilmiş:

 

Amasya’nın elması

Elmaların en hası

Sen dururken neyleyim

Pırlantayı elması

 

         Amasya denilince en az elması kadar önemli olan semaver kültürüne değinmemek haksızlık olur.Günün sona ermesiyle evlerine çekilen halk, birkaç saat sonra semaver dumanının altında bir araya gelir. Semaver ise durumundan oldukça memnun görünür.Komşuların gece yarılarına kadar süren sohbetlerine saklambaç oynayan çocukların sesleriyle birleşerek eşlik eder. 

 

Irmak tarafındaki kapısından iki büklüm girerek  kıbleyi selamlamak mecburiyetinde olduğumuz ulu mabed Bayezid Cami şehrin simgelerinden biri haline gelmiş muhteşem bir külliye. Zaman zaman yaşanan depremlerde gördüğü hasarlar halkın gönlünde de yaralar açtıracak kadar kutsal bir yapı.  Sanki her sarsıntı Amasyalının gönlünde çare bulunmaz bir  dert haline gelmiş. 

 

     Gizemli Şehirde yürüyüşe çıkan her insan bastığı yere çok dikkat etmeli, karıncayı bile incitmemeye özen göstermeli.Niye mi? Doksan dokuz veliye ev sahipliği yapan bu şehirde, adımlarınızın kayıp makamlardan birine denk gelmesi an meselesidir.

 

Nerden giriyim bilemem söze

Gurbetin cemresi tez düştü bize

Oturduğum yerden Karadeniz’e

Irmaklar aşırdım ona yanarım.        

 

Harita üzerinde küçük bir yer kaplayan ancak içinde saymakla bitiremeyeceğimiz hazineleri barındıran bir şehirdir Amasya. Ona GİZEMLİ ŞEHİR denilmesi bu sebepledir aslında.

           AMASYALI OLMAK  bir ayrıcalıktır. Ancak bu özelliğin hepimize önemli bir  misyon yüklediğini unutmayalım. Bugün için yapmamız gereken çok önemli görevlerimiz var. Bunların başında şehrimizi ülke içinde ve dışında en iyi şekilde temsil edip Amasyalı’lığın nasıl bir değer oluğunu göstermek ve bunun paralelinde AMASYA’YI yurt içinde ve dışında hak ettiği yere getirmek. Bu amaçlara ulaşmada en büyük görev Amasya’nın gençlerine düşse de bütün Amasyalı’ların bu konuda çok hassas olması gerekmektedir. 

   

Gece de gündüz de cennet AMASYA

Külfet değil rahmet AMASYA

Padişah tuğralı gerçek AMASYA

Yeşilırmak benden sevdalısın sen.     

                      Ayçin ŞEKER

                  Edebiyat Öğretmeni 

                                                                       



Paylaş | | Yorum Yaz
2259 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

ayçin     16/12/2012 08:35

eline ve kalemine sağlık aycin cok güzel ifade etmişsin şahsen cok beğendim....
nihal töngüş

ayçin şeker     14/12/2012 23:16

yazınız ve şiiriniz güzel olmuş tşekkür edrim
selim deniz

YAZARLARIMIZ     11/12/2012 23:25

AYÇİN HOCAMI DEĞERLİ YORUMLARINIZ İLE ONURLANDIRDINIZ VE GURURLANDIRDINIZ. HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM. DİĞER KÖŞE YAZARLARIMIZDANDA YENİ YAZILAR BEKLİYORUZ.
YAVUZ KAVUNCUOĞLU

     10/12/2012 17:08

yorumlarınız için teşekkür ederim, güzel ve anlamlı bilgiler paylaşmaya devam edeceğim elimden geldiğince...
Ayçin Şeker

     09/12/2012 19:59

Ellerine sağlık Ayçin cim, bende katılıyorum gerçekten tanımıyoruz memleketimizi. Değerli yazılarının devamını sabırsızlıkla bkliyoruz. Aramıza hoşgeldin.
filiz şeker

     09/12/2012 00:35

Ayçin hocam ellerine sağlık çok güzel kaleme almışsın tarihini bilmeyen gününü değerlendiremez derler bencede doğru fakat biz millet olarak bilgiye kulaktan dolma ulaşmaya alışmışız okuma zahmetinde bulunmuyoruz.Artık tarihçi olmasanda öğretmensin buda bi başlangıç devamını bekliyoruz.
FIRAT PERVANE

tebrik     07/12/2012 16:05

eline sağlık canım çok güzel ifade etmişsin. gerçektende tam anlamıyla tanıdığımız ve dolayısıyla tanıttığımız söylenemez.
SUNA YAĞCI

Yazarın diğer yazıları

HİKAYELERİMİZ VE DEYİMLERİMİZ - 13/01/2013
Günlük hayatta sıkça kullandığımız deyimlerimizin hikâyesini hiç merak ettiniz mi? İlginizi çekeceğinizi düşündüğüm birkaç hikâyeyi paylaşmak istiyorum:
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret271521
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 13° 6°
Saat
Takvim
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.03836.0625
Euro6.73226.7591