• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
CANER DOĞAN
BİNDİK BİR ALAMETE GİDİYOH GIYAMETE
29/05/2011

BİNDİK BİR ALAMETE GİDİYOH GIYAMETE

    Öncelikle, bize bu imkanları sağladığı için Yavuz abiye teşekkürlerimi iletiyorum. Sitede,ekonomi sayfası,açma fikrim olumlu karşılanması beni memnun etti. Madem öneride bulunduk gereğini yapayım dedim. Yazar olmak gibi bir niyetimde yok sadece bildiklerimi yazmak istedim umarım beğenirsiniz.

   Köyde genellikle genelsel üretimi her yıl üç ürün arasında yapılmaktadır. Bunlar soğan, buğday,pancar bazı yıllar pancar tohumu olarak bilenen elittir. Son yıllarda ürün rekolteleri çok hızlı bir düşüş  gösterdi ve 0 noktasına doğru hızla ilerliyoruz . Bu durumun nedenleri hakkında bir çok neden sayabiliriz. Gerek sulama sitemindeki yanlışlıklar,

kirli sularla sulama,

salma sulama ,

iklim değişikliği ve buna  bağlı olarak, son yıllarda yapılan araştırmalara göre ozon tabakasının incelmesinden dolayı atmosferde süzülmeyen güneşin  zararlı ışınları tarım alanları ürünleri üzerinde çok olumsuz etki göstermektedir.

    Tabiki Ayrancı köyüde Dünya bir yerde olduğundan bu durumdan etkilenmektedir. Toprak analizleride olayın vahamiyetni göstermektedir. ph değerleri çok yüksek çıkıyor. Normalde 6,5 olması gerkirken bu rakam 7,5 ve üzeridir. 8 i bulursa durum çok vahim demektir. Demye denilen tam çorak bölgede ph 9 dur. ph ın her yıl yükselmesi  toprakta su tutma kapasitesini oldukça düşürdü. 30 – 40 yıl önce 2 kez sulamayla soğanda 1 e 6,pancarda 1 e 10 alınabilirken bugün en az 6 kez sulamayla soğan da 1 e 2, çok zor alınmaktadır. Pancar ise 1 e 4 .aynı zamanda yüksek ph ürünün topraktan yeterli beslenmesini engellemektedir. Yeterli Çinko, Bakır, Kalsiyum gibi minaralleri alamayan bitki hem düşük verim veriyor hemde kalitesi tez bozulan ürün olarak yetişiyor. Bunların dışında son iki yılda, kök hastalığı Soğanlarda verim düşüklüğünün yanı sıra Soğanın depolanmasını imkansız kılmaktır. Bu hastalık ;Soğana tarla da bulaşan gözle görünmeyen virüslerin, Soğanların depoya alınmasından kısa bir süre sonra soğanları çürüterek soğanların içlerini simhiyah, akıcı bir hale getirmektedirler. Dolasiyle bir torba da bir tane çürük en az 10 tane soğanı lekemektedir.  Bu hastalık sadece bizim köyde bütün ovada görülmektedir. Bu yıl dopolanan soğanların depolandıktan 2 ay sonra yüzde elli ye yakın çürüdükleri görüldü. Yıllardır artan oranda çoğalan depoda çürüme hastalığı son iki yılda çok üst düzeye çıkmıştır, zaten soğan fiyatlarının iki yıldır 1 lira ve üzerinde olmasının ana nedenlerinden biri de budur. Fiyatlar böylesine yüksek iken malasef köydeki üreticilerin deposunda soğan yoktu, az miktarda birkaç depo hariç, tabiki sebeb olarak düşük verim ve hızlı depo çürüğüdür. Bir kaç yıl öncesine kadar depolarda ocak şubat aylarında köyümüzde 1000 ton un üzerinde soğan stoklanabilmeteyken son iki yıldır bu aylarda 150 ton civarında soğan ancak bulunabilmektedir. Verim düşüklüğü soğan dışındaki ürünlerdede görülmektedir. Buğdayda ve Pancarda verim ve kalite çok düşürmekte buğday önceki yıllarda dönümden 700 -800 kg Buğday alınabilirken buğün 500 kg zor alınabilmektedir.

    

    Bir de işin maliyet boyutu var, hızla artan maliyet düşen verim pek te iyi günlerin habercisi değil sanki, soğan maliyetinden  örnek verecek olursak 1 dekar soğan yaklaşık 600 tl ye ulaşmaktadır. Soğanda alınan son rekolteler 1,5-2 ton dekara, başa baş noktanız, dekara iki ton alırsanız 30 kr,1,5 ton alırsanız 45  kr. tur bir kilo soğanın fiyatı ağutos eylül aylarında genellikle  15 ve 25 krş a satılmaktadır. Köyde üretilen soğanın yaklaşık % 70 i bu aylarda satılmakta bazı yıllar, Ocak Şubat aylarında fiyatlar yüksek olsada, depolanacak kalitede ürün elde edemediğinizden ürünüzü depolayamamaktasız, diğer ürünlerdede durum pek farklı değil bu şekilde, bu durum nereye kadar sürdürülebilir bilmiyorum, sorun bence çok büyük. Köydekiler ise bu sorunları görmezden geliyorlar, ‘ Her sene böyle olmaz heri seneye Allah büyüktür ‘deyip bir yıl önce para eden fakat ekipte para kazanamadığı üründen bir sonraki sezon iki katını ekmeye devam ediliyor. Mesala ,soğan ekimi bu yıl bir önceki yıla göre köyde %50 civarında artmış durumda, bakalım hasatta neler göreceğiz.

    Sonuç olarak yıllardır süregelen metotlar ,düşünce yapıları ,işe yaramamakta durum çok vahimdir. Her yıl artan maliyetler karşısında düşen verime ve ürün hastalıklarına daha fazla ne kadar dayanılabilecek, bana göre mevcut durumu sürdürmek mümkün değildir. Köklü bir değişim  şarttır .açık  tarla ekimini masrafı çok yüksek ,tarlayı yoracak ürünler değil,az masraflı toprağı dinlendirecek ürünlerin daha çok ekilmesi,  ekonomik faliyetlerin çeşitlendirilmesidir.

    Seracılık,süt inekciliği ve son yıllarada favori olan keçi yetiştiriciliği gibi. Okuduğunuz için sizlere teşekkür ederim. Ürünlerinizde bol kazanç, verimli hasat dönemi diler. Bilimsel ve teknoljiden faydalanarak  tarım yapalım...

                                                   28 / Şubat / 2011

                                                    Caner DOĞAN



Paylaş | | Yorum Yaz
1505 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İLKTAT DAN SULUOVA YOĞURDU   - 20/03/2013
İnsanlığın keşfettiği en önemli buşuşlardan olan yoğurt ilktat doğal yoğurtla artık daha doğal daha besleyici ve lezzetli
AYRANCIDA İLK TAT - 14/05/2012
CANER DOĞAN VE İLKTAT SÜT VE ÜRÜNLERİ
SÜTÜMÜZÜN DEĞERENİ BİLELİM - 05/06/2011
AYRANCI KÖYÜNDEKİ SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ
AYRANCI KÖYÜ 2015 ÜTOPYA - 17/05/2011
AYRANCI KÖYÜ 2015 ÜTOPYA
KEÇİ YETİŞTİRÇİLİĞİ - 08/05/2011
AYRANCI KÖYÜNDE YENİ GELİR KAPISI
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam70
Toplam Ziyaret271522
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 13° 6°
Saat
Takvim
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.03836.0625
Euro6.73226.7591